Nihat YALINKILIÇ


eveeet Akdenizdeyiz. Mersindeki turunçgilleri seyrederken deklanşöre basmışım. Olsada yesek....
Mersinden Tarsusa geçiyoruz. Tarsus a gidip Eshab-ı Keyf i görmeden dönmek olmaz. Ordaki tabeladan okuduğum ve hatırımda kaldığı kadarıyla anlatayım. Eksiğim ve yanlışım olursa affola ( Bilenler, yanlış varsa, doğrusunu lütfen bana yazsınlar düzelteyim.. )
Eski tarihlerde Tarsusta çok gaddar bir kral varmış. Kral kendini Allah ilan etmiş. Herkese çok zülmedermiş. Bunun Allah olmadığını kabul etmeyen ve zülümlerindan bıkan beş veziri saraydan kaçmışlar. Dağlara doğru yürüyen bu beş kişi dağda çobanın biriyle karşılaşmışlar. Çoban ve köpeği de bunlara katılmış. Bir müddet sonra yorulmuşlar ve bir mağarada dinlenmeye karar vermişler. Az sonra herkes derin bir uykuya dalmış. Uyandıklarında nekadar uyuduklarını düşünmüşler.. Sonra çok acıkmış oldukları için bir kaçı şehre inip aliş veriş yapmak istemiş. Alişverişten sonra cebinden çıkardığı parayı satıcıya uzatmış. Satıcı altın parayı görünce çok şaşırmış. Oradan geçmekte olan zabitalara haber vermiş. Zabitalar adamları saraya götürmüşler ve sorgulamaya başlamışlar. Paraları nereden bulduklarını sormuşlar. Gömü bulduklarından şüphelenmişler zira para çok eski döneme ait paraymış. Adamlar başlarından geçenleri anlatmışlar. Mağaradakiler de oraya getirilmişler. Anlatılanların ışığında 400 sene önce kaybolan beş kişi oldukları anlaşılmış. Meğer adamlar o mağarada 403 sene uyumuşlar. Bu olay açığa çıkınca beş kişi, çoban ve köpeği oracıkta ölmüşler.